Okula hazırlık

by Administrator 28. Ağustos 2010 01:50

 

 

OKULLAR AÇILMADAN ÖNCE OKULA HAZIRLIK

 

Yakında okullar açılıyor, uzun bir yaz tatilinden sonra çocukların tekrar belirli bir rutine alışmaları gerekecek.  Ben kendi çocukluğumdaki tatilleri düşündüğümde aklıma hep anneannem ve teyzem gelir, tatilimin bir bölümünü beraber geçirdiğim dünya tatlısı kişiler…  Bana çok şey öğretmiş ve hayatıma çok şey katmışlardır her zaman anarım o günleri.  Eve dönüşüm zor olurdu, çekirdek ailemi özlerdim ama şımartılmakta çok hoşuma giderdi üstelik dönüş demek daha erken yatmak, oyun oynamanın azalması ve tabii ki okulların açılması demekti. Tabii o zamanlar ne onların hayatında ne de benim hayatımda yoga diye bir kavram vardı. Okul hayatıma tekrar alışmak nasıl olacaktı? Okulun ilk günü çok hoşuma giderdi özlemiş olduğum arkadaşlarımı tekrar göreceğim anlamına gelirdi. Ama aynı zamanda alışma dönemi zor olurdu. Tatilde istediğim saatte uyurken okulların açılmasıyla çok daha erken yatağa yatmam gerekiyordu.

 Yoga acaba alışma dönemini kolaylaştırabilir miydi? Tekrar okula başlarken tatil havasından okula daha çabuk adaptasyon sağlamak için ne yapabilirim diye düşündüğümde aklıma bir sürü şey geliyor.

v  Akşam yemeğinden önce ailece oturup yumuşak bir müzik dinleyebilir ve çocukları stimüle edecek her türlü aktiviteden uzak durulabilinir. Birlikte günün nasıl geçtiği ve çocuğun yaşına uygun değişik konular hakkında konuşabilirsiniz. İnanın çocuğunuz büyüdüğü zaman aynen benim anneannem ve teyzemle yaptıklarımı hatırladığım gibi onlarda sizinle paylaştıkları bu günleri hatırlayacaklardır.

v   Banyo yaparak bedeni rahatlatabilir sonrada bedeni sakinleştirmek dinlendirmek için birkaç basit yoga duruşunu birlikte yapabilirsiniz. Çocuk duruşu - kahraman duruşu - denizkızı burgu gibi

v  Çocuğunuz yatağa uzanmadan önce ona bir hikaye okuyabilir ve hikayenin sonunda yatmadan önce rahatlatıcı bir nefes çalışması yaptırıp www.cocukyogasiyogalin.com  daki dinlenme bölümünden bir tane bedeni rahatlatan bir makale seçerek uygulatabilirsiniz. Rahatlayarak uyumanın yerini hiçbir şey tutmaz.

Tabii bütün bunları her gün düzenli bir şekilde yaparsanız çocuğunuz üzerinde bir etki sağlayacağını unutmayın. Bir rutin oluşturabilmek için en az 2 hafta gerekiyor, dolayısıyla okullar açılmadan 2 hafta öncesinden bir düzen kurmaya çalışın.

Sevgiyle

Yogalin®

                                                  

Tags:

Kendini ifade etme şekilleri

by Administrator 1. Ağustos 2010 02:39

Kendimi ifade ediyorum bandı

Değişik şekillerde yüz ifadelerini çocuklara gösterin, gülen, sinirli, homurdanan, utangaç, kızgın, mutlu, şaşkın, üzgün, meraklı, uykulu gibi.  

Çocuklara birer daire şeklinde beyaz küçük kağıtlar ve boya kalemleri verin ve o anda kendilerini nasıl hissediyorlarsa o yüz ifadesini çizmelerini söyleyin.

Çizimler tamamlandıktan sonra şerit halinde kesilmiş renkli karton kağıtların ortasına çizdikleri yüz ifadesini yapıştırıp başlarına ‘kendimi ifade ediyorum’ bandı yapın.

Eğer vaktiniz varsa her bir ifadeden birer tane yapın ve çocuğunuz kendisini o sırada nasıl hissediyorsa o bandı taksın. Buda kendini ifade etmenin bir şekli.

 

   

 

Yaz tatilimi Bodrum’da geçiriyorum, geçen gün Gümüşlüğe gittim. Gümüşlük bana çok huzur veren bir yer tek sorunu yazın çok kalabalık olması ama o kalabalığı oluşturan kişilerden biride benim. Küçük dar sokakları, sahilde sıra sıra lokantaları, Bodrum yarımadasının en şişman kedileriyle, değişik el sanatları yapan kişilerin ufak dükkanlarıyla sevimli güzel bir yer.  Bu dükkanlardan bir tanesinin tezgahında yüz şekilleri boyanmış yassı küçük taşların olduğunu gördüm. Büyük bir olasılıkla bu taşlar sahilde toplanmış ve Nilgün hanımın yaratıcılığı ile harika yüz şekillerine dönüşmüş.  Hatta kimine ince yünden kimine kalın yünden saçlar yapmış. Ufak çocukların kullanımı için daha rahat olacağını düşündüğümden ben boya ile yapılmış saçlı yüz ifadeleri taşlarını seçtim. Şaşkın yüz, gülen yüz, ağlayan yüz, korkan yüz… Çok yoğun olduğu için şu anda farklı yüz ifadeleri yapamıyor ama şansımı yaz sonunda tekrar deneyeceğim, uğra diyerek beni ümitlendirdi.

Bu harika boyanmış taşların arkasında mıknatıs var.

Bu taşları gördüğümde aklıma ilk gelen şey eylülde okullar açıldığında sınıfta ‘kendimi ifade ediyorum’ köşesi yapmak oldu.  Bir kutunun içine tüm taşları yerleştirebilir ve metal bir parçayı yanına koyabilirim. Herhangi bir duygusunu ifade etmek isteyen bir çocuk kutunun içinden o duyguyu ifade eden taşı bulur ve metalin üzerine yerleştirebilir. O duygu geçtiği zamanda yine kutunun içine geri koyabilir. İsterse duygusunu kelimelerle bize ifade edebilir arkadaşlarıyla tartışabilir.

Evde ne yapabiliriz diye düşündüm, taşları buzdolabının yanında bir kutuya koyabilir ve çocuğunuz bazen ifade edemediği ya da etmediği duygusunu taşla buzdolabının kapağına koyarak size mesaj verebilir.

Belki sizler daha da güzel fikirler bulabilirsiniz lütfen bizimle paylaşın.

 

                            

 

 

Sevgiyle

       Yogalin®

Eğlen-Paylaş-Öğren

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tags:

Çocuk kitaplarını yoga derslerinde kullanalım

by Administrator 28. Temmuz 2010 17:48


 

 

Çocuk kitapları ve Yoga

 

Hayallerimden bir tanesi kitaplarla çevrili olan ve sadece çocuklara yönelik  bir çocuk kitapçısında, güzel bir kitap eşliğinde çocuklara yoga yaptırmaktı. Bu hayalimi birebir henüz uygulayamamış olsam da, ortam tam anlamıyla kitaplarla çevrili bir atmosfer olmasa da, çocuk yogası derslerimde bazen kitaplarla yoga uygulamaları yapıyorum. Hayalimi yaşatmış oluyorum böylece...

 

Yıllarca çocuklarla beraber yaptığım  çalışmalarda, çocukların büyük bir ilgiyle, hem hikayeyi takip ettikleri hem de görsel olarak kitabın içindeki resimleri incelediklerini gözlemledim. Bu yüzden hikaye kitaplarının derslere katkısını inkar edemem.   Bir kitapla yoga dersi yaptığımda, bazen çocukları çevreme oturtup hikayeyi başından sonuna kadar okuduğum oluyor. Kitabın her sayfasındaki resimleri çocuklara göstererek okumak, sonra yoga duruşlarını yaptırmak onların ilgisini çekerken, hikayeyle beraber yogayı da deneyimlemelerine fırsat sağlıyor. Yoga duruşlarını yaptırırken aynı zamanda hikayeyi tekrarlıyor ve hikaye ile ilgili sorular soruyor, verdikleri cevaplarla katılımın çok daha verimli olduğunu gözlemliyorum. İlgileri daha yoğun olduğu gibi, böylece öğrenme de daha kolay gerçekleşiyor. Bazen de hikayeyi okurken aynı anda hem ilgili olan yoga duruşunu yaptırıp, hem de hikayeyi okumayı tercih ediyorum. Onların hikaye ile ilgili duruşları yaptıktan sonra büyük bir merakla kitabın bir sonraki sayfasını çevirmemi beklemeleri, bu dersten zevk aldıkları geri dönüşümünü veriyor. Çocuklar hikayelere bayılıyor!..

 

                              

Kitap okuyarak, beraberinde yoga yapmanın; çocuklara kitap okumayı daha çok sevdirdiğine, hayal güçleri çalışırken, yaratıcılıklarını katarak  bedensel gelişimlerini sağladığına, kendilerini ifade yeteneklerinin geliştiğine şahit olmak.... Bu; bir çocuğun yoga derslerinden maksimum faydayı alması anlamına da geliyor. Kitapları sevmek, hareket ederek bedensel gelişimi sağlamak, hayal gücünü çalıştırmak ve yoga yaparak eğlenmek!....

 

Yoga yaparken bu yöntemi çocuklarına uygulamak isteyen ailelere, seçecekleri kitabın yoga duruşlarının uygulanabileceği hikayeleri içeren kitaplar olmasına dikkat etmelerini tavsiye ederim. Yogada hayvan duruşları çok fazladır. Çocuklar hayvanlara özel ilgi duyduğu için, hayvanları konu alan bir hikaye kitabı seçebilirsiniz. Bu seçim, beraber yapacağınız yoga çalışmasında size kolaylık sağlar. Dostluk, fedakarlık, anlayış, sabır, önyargılı olmamak, cesaret gibi konuları içeren ama çocukların sıkılmayacağı onların ilgisini devam ettirebilecek kısa hikayeler de bulabilirsiniz. Yoga duruşları konusunda, hikaye içinde kendinizin bulamayacağı bir duruşu çocuklarınıza sorarak beraber yeni bir duruş uydurmakta eğlenceli olabilir. Unutmayın çocukların hayal gücü, bize yön verebilecek kadar geniştir.

 

 

Özel bir dersimde 2 kız çocuğu okuduğum hikaye ve yaptığımız yoga duruşlarından sonra "biz aramızda bir hikaye yaratıp, yogaya uygulayabilir miyiz" diye sordular?. Mutlulukla bunun olabileceğini söyledim. O anda hikayeyi yazıp, yazıdaki hikayeye göre yoga duruşlarını uygulabilecekleri bir fırsatları olmadığı için, nesneleri kullanarak, doğaçlama yapmaya karar verdiler. Önce iki arkadaş kulaktan kulağa fiskos yaparak konuştular, etrafa bakıp ellerindeki imkanları kullanmak üzere bir koşturma başladı ve ellerine ne geçtiyse onları kullanarak bir hikaye ortaya çıkardılar. Bu hikayenin içinde kendileri de vardı. Yaratıcılıklarını görmeniz açısından resimlerini sizlerle paylaşıyorum ama onlardan iznim olmadığı için hikayeyi yazarak yayınlayamıyorum. Sadece izleyici olmadan, doğrudan deneyleyip yaşadıkları, yarattıkları hikaye ile kişisel bir ilişki kurup eğlenirken, öğrenmeyi ve paylaşmayı tecrübe ettikleri için buradan bir kez daha kutluyorum onları....

 

                                                                                                                  

 

Sevgili Yogalin öğrencilerim;  Dilse Kaygısız ve Nefise Özçelik’e bu paylaşımları için teşekkür ediyorum.



            

 

 

                

 

 

Tags:

Cumhuriyet Gazetesi Ankara ekinde 284/11 Aralık 2009 tarihli Çocuk yogası ile ilgili makale

by Administrator 23. Temmuz 2010 16:47

Cumhuriyet Gazetesi Ankara ekinde 284/11 Aralık 2009 tarihli Çocuk yogası ile ilgili makale

Çekirdek Yuva’da Yoga çalışmalarından birinde beni etkileyen ve sevindiren bir olayı paylaşmak istiyorum. Her hafta yeni bir yoga duruşu öğretmiyorum ama öğretilenlerin üstüne düzenli yeni duruşlar ekliyorum.  Dersin ortasında sevimli bir kız çocuğu birden döndü ve ‘bu totem duruşu’ diyerek iki ayrı hareketi birleştirerek adını koyduğu totem duruşunu yarattı. Üstelik totem konusunu da nereden çıkardığını bilmiyordum.  Sınıf öğretmeniyle paylaştığımda sanat çalışmalarından birinde ele alındığı ortaya çıktı. Eğer derslerimde çocuğun yaratıcılığı ve farkındalığı ortaya çıkıyorsa o yoga dersi başarılı olmuş demektir.

 

                                            

Yoga öğrenmeyle ilgilidir

Yoga öğrenmeyle ilgilidir. Yoga ile bir çocuğun öğrenme kapasitesi uyarılır ve eğitmek için kullanılabilir. Çocuklar hareketle, izleyerek, dinleyerek, şarkılar söyleyerek ve dokunarak yani 5 duyu organını kullanarak bilgileri alır ve değerlendirir. Bütün bu öğrenme şekilleri kullanılarak çocuğun akıl, beden ve duygularını geliştirmesine yardımcı olunur. Yoga çalışmalarında Howard Gardner’in geliştirmiş olduğu çoklu zeka kuramını uygulamayı YogaKids’in kurucusu hocam Marsha Wenig’den öğrendim.  Gardner, sözel, mantıksal, görsel, müziksel, beden/kinestetik, kişiler arası zeka ve iç kişisel zeka, olmak üzere insan zekalarını sınıflara ayırmıştır. Bu zeka çeşitlerini kullanarak çocuğun algılayabileceği ve öğrenebileceği şekilde yoga uygulaması yaptırıldığında değişik şekillerde öğrenen çocuklara öğrenme seçenekleri sunulmuş olunuyor.

Yogayla potansiyel artar

 Örnek vermek gerekirse Yoga duruşlarını yaparken beden pozisyon alır, beyin yeni sinirsel hareketler meydana getirir ve öğrenme potansiyeli artar. Bir hikaye kitabıyla yoga duruşları kullanılır ve çocuklar hikayede anlatılmak istenileni  interaktif bir şekilde öğrenir. Sağlık ve beden bilinci geliştirmek için yaşa uygun olarak temel kemikleri ve kasları anlatarak anatomik bilgi verilir. Yakında çıkacak olan ‘Büyüklerden Çocuklara yoga’ adlı kitabımda anatomiyi öğretme amaçlı hikayemle beraber bunların nasıl uygulanabileceği detaylarla anlatılmaktadır. Mantıksal, matematik zeka için yoga duruşunu yaparken kalıplar, sayısal bilinç, sayma gibi matematiksel kavramlar kullanılır. Müziksel zeka için, yoga hareketleriyle beraber söylenen şarkılar ve kullanılan basit müzik aletleri ses ve ritimle ilgili bilinç ve algılamayı müzik ve dinleme becerilerini geliştiren yöntemler kullanılır.

Eğitimimiz sol lob odaklı

Beynin sağ ve sol loblarının rolleri farklıdır. Sağ lob sezgisel, ritim, müzik, sanat, eğitimin yaratıcılık bölümlerini içerir, içedönüktür bütüne ve ilişkilere önem verir. Beynin sol lobu analitik, dil, mantık, sayılar ve matematikle ilgili bölümdür kelimelerle düşünür, görsel değildir parçalara ve detaylara önem verir, analiz yapar ve dışa dönüktür. Eğitim sistemimiz daha çok sol lob odaklıdır ve sezgisel daha nicel konular üzerinde çalışmalar için daha kısıtlı zaman ayrılır. Yoga çalışmalarıyla yapılan çaprazlama ve bedenin orta noktasını geçme hareketleriyle amaç sağ ve sol lobları dengeli bir şekilde çalıştırmak ve öğrenmede bütün beyni kullanabilmektir. Denge oluştuğu zaman beynin kapasitesinde artış görülür ve bellekte gelişir.

Bu öğrenme çeşitliliğin içinde çocuğun huzur ve sakinliği bulması yapılan nefes çalışmalarıyla sağlanmaktadır. Nefes çalışmaları yoganın temelini oluşturmakta ve yogayı diğer çalışmalardan ayıran en önemli faktör nefes farkındalığıdır. Bazı nefes çalışmaları enerjiyi artırır bazı çalışmalar ise sakinleştirir.  Yogada nefes çalışmaları başka şekilde söylenmediği taktirde ağız kapalı burundan nefes alınıp verilir ama çocuk yogasında çocuklara nefes farkındalığını öğretmek için bir çok nefes çalışması ağız kapalı burundan nefes alınıp ağızdan nefes verilmektedir.

Kazanan ve kaybeden yok

Öğrenmenin en kolay yollarından biride oyunlarla öğretmektir. Yoga oyunlarının en büyük özelliği ne kazanan nede kaybedenin olmasıdır. Burada önemli olan grup bütünlüğü içinde herkesin katılımını sağlamaktır. Oyun aracılığı ile çocuklar pasif değil aktif olarak öğrenirler ve bu öğrenmeyi kolaylaştırdığı gibi dikkat ve odaklanmayı da geliştirir. Oyunlar çocuğun kendisini hem fiziksel hem de duygusal olarak daha iyi hissetmesini, eğlenmesini ve bu elementleri kullanarak öğrenmesini sağlar. Grup oyunları çocukların arkadaşlarıyla ilişki kurmasını ve birlikte olmasını sağladığı gibi rekabetsiz bir ortam yaratarak kimsenin ne kazanması ne de kazanmamasının önemli olmadığını anlatma açısından da oyunların yoga programı içinde kullanılması önemlidir. Web sitem www.cocukyogasiyogalin.com da yoganın yararları üzerine bilgiler ve nefes çalışmalarıyla ilgili değişik oyunlarım bulunmaktadır ben burada belleği geliştiren, sağ sol lobların dengelenmesini sağlayan, müzik zekasının kullanıldığı, timus çalışmasının yapıldığı bir grup oyununu size örnek olarak vermek istiyorum.

Sırayla hatırlama oyunu

1. Daire şeklinde bağdaş kurarak oturulur.

2. Sırasıyla yapmaları gereken hareketler ve söylemeleri gereken sözler gösterilir.

a. Avuçları tamamen yere değdirerek iki defa vurun ve pat pat deyin.

b. Kollar çapraz, sağ kol sol dizin üzerine, sol kol sağ dizin üzerine  2 defa dizlere vurarak bam bam deyin.

c. 2 defa alkışlayın ve alkış alkış deyin.

d. 2 defa kalbinize yumuşakça vurun ve tik tak deyin.

e. 2 defa yavaşça başınıza vurun ve bum bum deyin.

3. Başlamadan önce birkaç tekrar yapma fırsatı verilir.

4. Başla dediğimizde 5 hareket doğru sıralamada ve doğru kelimelerle yapılmaya çalışılır. Gittikçe hızlanabiliriz. Sonrada tersten yaptırmayı deneyebilirsiniz.

Grup enerjisi düşükse canlandıran neşelendiren bir oyundur.

Yogalin®-Aylin Tokcan

 

                                                                        

Tags:

Burcu Çağlayan'ın yazısı

by Administrator 12. Temmuz 2010 01:32

 

 

İyi Aile -Kötü Aile yoktur...

 

Biz; bir çift yolda kavga ederken, müdahale etmemeyi öğrenmiş bir toplumumuz...Olayın ciddi bir kavga ile sonuçlanacağını bilsek bile son ana kadar karışmayız... İyilik yapmak, sakinliği korumak istesek de çekinerek dururuz kavganın yanında, bir köşede... Neme lazım, ortalığı yatıştırmak için müdahale etsek, kadın yada adam kavganın tam ortasında ya derse " Size ne !!"... Biz böyleyiz... Hem kavgamızı ederiz, hem de karıştırmayız 3.kişileri olayın içine...

 

Alışveriş merkezinde dolaşıyorum. Yürüyen merdivenlerden inerken, önümde duran orta yaşlı bir çift karşı taraftan yukarıya çıkan bir anneye bakıyorlar.  Anne bebeğin pusetini dikleştirerek merdivenden çıkarmakta... Önümdeki kadın merdivendeki duruşları yan yana geldiği anda genç anneyi nazik bir dille uyarıyor..."Ah n'olur asansörden çıkın bir daha... Çok korkuyorum, düşer falan böyle"... Anne gülümsüyor..."Haklısınız, doğru söylüyorsunuz, asansörü bulamadığımdan böyle çıkmış olduk. Teşekkürler"...

Orta yaşlı kadın gülümseyerek, bebeğe bakıyor " çok güzel canım, maşallah"... 

böyle bir dialoğu dinlemiş oluyorum yürüyen merdivenin arka basamağında...

 

Ben olsam müdahale eder miydim? Eğer bende o yaşta olsam çoluk çocuk büyütmüş, torun torba sahibi  ve bu yanlışın farkında olsam, ederdim sanırım.

Anne "size ne!" demediği için, aslında çok önemli bir uyarıyı hayatına sokacağı için şanslı aslında... Yerinde bir uyarıydı, karşı taraf doğru yorumlayabildi...

 

Ya peki başka şekilde olsaydı bu dialog... Ya Kadın, annenin yapmış olduğu bu minik hatayı eleştirel bir dille uyarsaydı... Şöyle gibi " Olur mu canım, bir lokma çocuk böyle taşınır mı, hiç mi bilmiyorsunuz. ne biçim annesiniz" gibi...

 

Bence o zaman Anne ne derse desin haklı olurdu, ne kadar hata yapmış olsa da...

 

..........

 

Anne değilim(henüz) Ama tüm bu bir yıl verdiğim dersler sayesinde çocuklarla zaman geçirebildim...Çok şey öğrendim onlardan... Çok güzel şeylerdi öğrendiklerim...Sadece onlar değil, aileleri hakkında da çok önemli bilgilerdi bana aktardıkları.... Hepsi farklı farklı ailelerden geliyordu. Kreşte fotoğraflara bakarken daha iyi gördüm bunu... Bobo adlı oyuncak her hafta bir çocuğun misafiri oluyor. Fotoğraflar çekilerek hikayesini yazıyorlar geri geldiğinde okula Bobo...

Birisi bale dersine götürmüş Bobo'yu, diğeri anneannesinin bahçesinde tavuklarla oynamış Boboyla beraber... Çocuklar farklı...  aileleri de farklı... Hepsinin aldığı eğitim, ilgi, şefkat ve imkan da birbirinden farklı...

 

Hangisi daha şanslı diye soramadım kendime... Hepsi şanslıydı bence...

ve eminim aileleri neyi doğru biliyorsa, ne verebiliyorsa çocuklarına onu veriyordu.

 

Hangimiz annelik -babalık eğitimi alıyoruz ki çocuk doğurmadan... Hangimiz bir çocuğun mutlak öğrenmesi doğru olan şeyleri net sıralayabiliriz ki... Onlar aslında kendi ailelerini seçerek geliyor ve hiç kimse diyemez ki bir çöpçünün oğlu çöpçü olarak yaşar... Hayat hepsine şansını, kendi doğrularını öğretiyor nasıl olsa...

Doğru olan onları sevdiğimizi hissettirebilmek, sevgiyle yetiştirebilmek...

 

Çocuklarla geçirdiğim dersler boyunca anne -baba olmayı daha iyi anladım.

İyi anne- iyi baba yoktur... Ama iyi olmak için elinden geleni yapan aileler vardır...

 

Bir öğrencim vardı kreşte… Sessiz, suskun... hiç derslere katılmayan.... Bir yıl Amerika’ ya gitmek zorunda kalmış ailesiyle... Ondan sonra böyle sessizleştiğini söyledi sınıf öğretmenleri... Hep içim parçalanırdı onu gördüğümde... İtiraf ediyorum, bazen ailesine de içten içe kızdığım oldu...

 

Ama düşününce bu benim haddim değildi... O çocuk onların çocuğu olmayı seçmişti. Ona üzülerek yaklaşmayı bıraktım, ailesine kızmayı da... Kendimce yargılıyordum çünkü... Ve biliyordum ki böyle suskun da büyümeyecekti. Belki ben göremeyecektim ileriki yıllarda nasıl olacağını ama biliyordum sadece...  hissediyordum...

 

Annesi bir gün kreşe geldi. Karşılaştık kapıda... Sorunca söylemek zorunda kaldım. Oğlunun derslere katılmasa da çok dikkatli bir izleyici olduğunu söyledim.

Sözlerimin içinde ne yargı, ne de sitem vardı.  Kadın gülümsedi ve bana özellikle teşekkür etmek istediğini söyledi. Derste gördüğü oyunları annesine evde anlatıp, beraber oynadıklarını söyledi.

 

Bir çocuk ne yaşıyorsa, onu yaşaması gerekiyordur ve dediğim gibi iyi –ya da kötü aile yoktur. Ben ailesine içten içe kızdığım anlarda görüneni görmüştüm sadece, ama bilemezdim ki asıl yaşanan diğer tarafta çok farklıydı. Sevindim bu gelişmeye ve bu olayla hayata katarak, öğrendiğim bilginin geçerliliğine...

 

 

Şansları bol, yolları açık olsun tüm çocukların...

Onların bu yolculuklarında, beraber hem yoga yapmak, hem de hayatı öğrenmekte

benim şansım olsun :)

 

BURCU ÇAĞLAYAN

Yogalin® Çocukyogası Eğitmeni

İstanbul

 

 

.

 

                                                     

Figürler Aslı Gökçe Tömürer TARÇININ MUTFAĞI tarafından yapılmıştır.

Tags:

Kendi Oyuncağını kendin yap sloganıyla Yoga Pikniği

by Administrator 8. Temmuz 2010 07:45

 

KENDİ OYUNCAĞINI KENDİN YAP SLOGANIYLA

ÇEKİRDEK YUVA İLE YOGA PİKNİĞİ

Piknik için hazırlık yaparken bir kez daha gördüm ki kendimizin hazırlayacağı geri dönüşüme destek verebileceğimiz oyuncaklar yaparak çocuklar çok eğlenebiliyorlar. Hiç de öyle şaşalı ve pahalı oyuncaklar gerekmiyor.  Vakit darlığından oyuncakların hepsini ben kendim hazırladım ama bu oyunlar için tüm gerekli malzemeleri bir araya getirip çocuklarla beraber yapabilir ve çevreci genç yetiştirmeye de destek olabiliriz.

 

 

Çekirdek yuva ile koca bir sonbahar, kış, ilkbahar geçti ve yaz geldi.  Yaz bana hem sıcak havayı hem tatili hem de ayrılığı ifade ediyor bana en duygulu anlar yaşatan 6 yaşla vedalaşma zamanının gelmiş olduğunu fark ettiğim an yine yaz başı oluyor. 6 yaş grubu sonbaharda yeni okullarına ve eğitim hayatlarına devam edecekler, hepsinin yolu açık olsun.

Bu senede 3 sene boyunca Yoga derslerini beraber yapmış olduğumuz 6 yaşa güzel bir hatıra bırakmak istedim ve son dersimizi bir bahçede piknik yaparak, oyunlar eşliğinde tamamladık.

Piknik deyip geçmeyin, hazırlığı ve planlaması çok ama çok uzun sürdü. Ne de olsa 6 yaşa aynı zamanda veda partisiydi.  Bahçeyi balonlarla süslemekle başladım.  Grubun adı Zebralardı. Onlara mandallardan birer zebra hazırladım. Siyah beyaz boyandılar. Bütün piknik boyunca çocukları seyredip yeni sahiplerinin onları almasını beklediler. Zebraların en büyük özelliği sürü halinde gezmeleri ve bu özelliklerinin onları doğa içinde diğer hayvanlardan korumaları. Bu özelliklerinden dolayı bende eğlencemize eşli duruşlarla başladım.

                                                                                         

 

Çemberleri ortaya çıkardığımda çocuklar bunlarla ne yapacağız diye sorduklarında cevabım netti. Eşleşecek ve çemberi kullanarak yoga duruşları bulacaksınız dediğimde anında yapmaya başladılar.

Çember oyunundan sonra sıra oklavalara geldi. Aynı çalışmayı bu sefer sopalarla yapmalarını istedim yaratıcılıkları muhteşemdi.  

                                                                         

 

 

 

Pikniğin bazı oyunlarını yapabilmek için sitelerde  (Ankara’da bir semtin adı) oldukça bol vakit geçirdim. Ali usta hünerini göstererek bana istediklerimi hazırladı. Bunlardan bir tanesi sopayı düşürmemeye çalışarak altından geçmeye çalışmaları sonrada sopa yükseldikçe üstünden geçmeleri en sonunda da sopa çok yükseldiği için seri halde sopanın altından koşmalarıydı, kahkahaları hala kulaklarımda.

                                                                                 

Ayak çalışmaları yapabilmek için Atatürk Orman Çifliği dondurmalarını arkadaşlarıma yedirip kaplarını ikişer ikişer birleştirip içlerine de pirinç koyarak müzik aletleri yaptım. Onları kapladım boyadım ve çocuklara vererek oluşturdukları müzik eşliğinde ayak çalışmaları yaptık.

                                                                                 

Sıra bowling oynamaya gelmişti. Bize birçok su şişesi gerekiyordu, son zamanlarda bol bol su içtim!!! Bu şişeleri alt kısmından ikiye böldüm çarşıdan aldığım küçük renkli topları şişelerin içine doldurdum, kestiğim yerleri renkli bantlarla kapattım ve bowling takımımız hazırdı. Bowling deyip geçmeyin oynama şeklimiz farklıydı. İlk vuruşu yogada ki maymun duruşu yaparak topu atmamız gerekiyordu. İkinci turda sağlak olanlar sol elleriyle solak olanlar sağ elleriyle topu atmalarını istedim. Beyin çaprazlama (loblar) için iyi bir çalışma oldu.

                                                                       

Yine ahşaptan yapılmış ve 4 tane deliği olan panoyu bahçenin ortasına yerleştirdim ve çocukların bu deliklerden kum torbalarını atmaları gerekiyordu.  Tamamladıktan sonrada attıkları deliğin etrafındaki resim temasına uygun bir yoga duruşu yaptılar. Bu tahtayı boyamada bana bütün desteğini veren anneciğime çok teşekkür ederim. Bu arada okulun kum torbaları olduğu için biz onları kullandık ama isterseniz renkli külotlu çorapları parçalara bölebilir küçük torbalara kuş yemi doldurabilir ve bu torbaları kesmiş olduğunuz çorap parçalarına geçirip her iki tarafına düğümler atarak kendi kum torbanızı da yapabilirsiniz.

                                                                         

 

Bir diğer oyunumuzda etrafa attığımız topları tek bacak havada toplayarak yoğurt kaselerin içine atmaktı. Topladıkları sayı kadar Yogalin® duruş kartı çekip son sayıdaki kartı ters çevirip o duruşu yaptılar. Üstelik bacak değiştirerek…  yoğurt kaselerinin dış yüzeyine önce beyaz kağıt havlular yapıştırdım sonra boyadım ve renkli cıvıl cıvıl kase oyuncakları elde ettim. Yogalin® eğitmeni Vildan Demir bütün piknik boyunca çocuklarla ve oyunlarla birebir ilgilendi ve hiçbir şeyin ters gitmemesi için elinden geleni yaptı.

 

                                                                                            

Çocuklar yorulmuşlardı, susamışlardı ve karınları acıkmıştı. Hep beraber oturup keyifle sohbet ederek pikniğimizi tamamladık. Sınıf öğretmenleri Seçil Yüksel’in  ‘’artık okula dönme zamanı’’ cümlesiyle içim burkuldu vedalaşma zamanı gelmişti. Yogalin® eğitmeni Burcu Çağlayan’ın hazırladığı sertifikaları  verdikten sonra çocukları zebraları ve balonlarıyla uğurladık.

 

                                                                             

                                                                                   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                

Tags:

Balonla Stres Atma

by Administrator 3. Haziran 2010 07:42

BALONLA STRES ATMA

Balonla stres atma çocukların çok ilgisini çeken aynı zamanda öfkelerini, kızgınlıklarını ya da duydukları herhangi bir rahatsızlığı üzerlerinden atıp rahatlamalarına yardımcı olan oyunla karışık bir rahatlama tekniğidir.

İster bir yetişkinle ister bir arkadaşla yüz yüze durulur. Arkadaşı ya da yetişkin balonu şişirir ve balonun ağzına düğüm atmadan iki eliyle tutar. Sıkıntılı duygular yaşayan arkadaşına balonu iki elinin arasında tutmasını ve kendisini rahatsız eden duyguyu düşünerek balonu sıkıştırmaya başlamasını söyler.

                                          

 

Hissedilen duygu düşünülerek daha çok bastırılır ve bu arada yetişkin veya arkadaşı balonun düğümlenmemiş ağzını çok yavaş bir şekilde bırakır böylece balonun içindeki hava çıkmaya başlar.

 

                                                                             

 

Balon tamamen sönene kadar çocuk bastırmaya devam eder.

 

                          

Çocuğa rahatlayıp rahatlamadığını sorun eğer olumsuz cevap alırsanız balonu şişirip birkaç defa aynı egzersizi tekrarlatın. Çocuklar bazen sırf balonu sıkıp havanın çıkışını görebilmek için daha rahatlayamadım diye söyleyebiliyorlar.

Tags:

Çocuk Yogasının Yetişkin Yogasından Farkı

by Administrator 29. Mayıs 2010 07:38

 ÇOCUK YOGASININ YETİŞKİN YOGASINDAN FARKI

 

Çocuklar enerjik, oyuncul ve eğlencelidirler. 

 Çocuk yogasını yetişkin yogasından ayıran en önemli özelliklerden biri yogayı fiziksel ve zihinsel olarak çocukların yapabileceği ve anlayabileceği bir seviyede tutabilmektir. Bu da ancak oyunlar, oyuncaklar, güldürerek, eğlendirerek yani yogayı oyun haline getirerek olur. Onun içinde birçok çocuk yogası dersinde yumuşak oyuncak hayvanlar çocukların karınlarının üzerine konulup nefes çalışması yaptırılır.

Yetişkin yogasında duruşu doğru yaptırmak, bedensel düzeltmeleri yaptırmak gerekirken çocuk yogasında çocuklarla birlikte yerde yuvarlanıp, köpek gibi havlayıp, aslan gibi kükreyebilmek gerekir.  Çocukların duruşlarında sadece bedenlerine zarar verecek bir durum söz konusu olduğu zaman düzeltmeler yapılır. Eğitmen aynı zamanda kendi içindeki çocuğu ortaya çıkarıp hiç düşünmeden o anda ders verdiği çocukların yaşına dönüşmesi gerekir.

Yetişkin yogasında bir duruşta uzun süre kalınırken çocuk yogasında hareketlilik hiç eksik olmaz. Dikkatler dağıldığı an değişen enerji seviyesini ayarlamanız dengede tutmanız gerekir.

Yetişkin yogasında sınıf düzenini düşünmek gerekmiyor. Yoga daha ciddi olarak yapılıyor. Çocuk yogası derslerinde sınıf düzenini sağlayacak teknikler geliştirmek gerekiyor, eğlenceyi hiç eksik etmeyip bol bol kahkahaların çınlama sesini duyabiliyorsunuz.  

Arka arkaya duruşlar yapılmıyor, bir hikaye ile veya bir tema kullanılarak yoga dersi yaptırılır. Hikayeler çocukların hayal güçlerini geliştirmelerine yardımcı olur aynı zamanda hikaye çocukların çok sevdikleri bir şey. Sevdikleri şeyi yoga ile birlikte sunabilmekte çok güzel bir duygu.  Bir tema doğrultusunda örneğin bedenimizle alfabe yapmak veya uçan şeyler gibi her hangi bir tema seçerek çocukların dikkatlerini toplamalarını sağlayarak çocuk yogası yaptırılabiliniyor.

Yetişkin yogasında rahatlama, andan ve duruş teknikleri üzerinde çok durulur. Çocuk yogasında çocukların ilgisini çeken, son çocuk filmlerinden, değişik hayvanlar ve yaşamları hakkında bilgiler, dinledikleri müzik çeşitleri, oynadıkları oyuncaklar ve oyunlar hakkında bilgi sahibi olunursa onların dünyasına girmiş oluruz ve yetişkini ancak o zaman içine alır ve onlardan biri durumuna gelinebilinir.

Yetişkin yogasında olmayan bir şey oyunlar. Oyunlar sayesinde buzlar eriyor, oyun için oyun oynuyorlar, rekabetin olmadığı, kazanma duygusu olmadan bütünlük ve beraberlik içinde oynanılan oyunlar. Ayrıca yetişkin yogasında müzik çalmak zorunda değilsiniz ama çocuk yogasında müzik derse canlılık getiriyor, hızlı müzikle enerjilerini boşaltmalarına yardımcı olurken yumuşak müzikle rahatlamalarına ve sakinleşmelerine yardımcı olmaktadır. Ritim öğretildiği gibi müzikle beden farkındalığı ve koordinasyon gelişimine de  yardımcıdır.

Yetişkin yogasında çok fazla eşli duruşlar yapılmıyor. Halbuki çocuk yogasında eşli duruşlar çocuk gelişimi açısından çok önemli olan birlik, paylaşım, destek, iş birliği, yardımlaşmayı öğrenmelerine yardımcı olmaktadır.

Çocuklara yoga öğretmek için çok sabırlı, enerji dolu ve çocukları çok sevip onları devamlı yaşamınızda istiyor olmanız gerekiyor. Olaylara bakarken çocukların gözüyle bakmak ve onlardan bir şey öğrenebileceğinizin bilincine varabilmek çok önemli.

 

Tags:

Bol eğlenceli yoga temalı doğum günü partisi

by Administrator 19. Mayıs 2010 08:01

Bol eğlenceli yoga temalı doğum günü partisi

Çocuğunuzun yaş günü partisinde neden yoga yapıp hem eğlenmelerini hem de enerjilerini boşaltmalarını sağlamıyorsunuz?

İsmi üstünde yaş günü partisi. Çocuklar hem ne hediye alacaklar diye hem de ne oyunlar oynayacaklar, nasıl vakit geçirecekler diye böyle bir özel günün sabahında uyanır uyanmaz bir heyecan içinde olurlar. Pastalarını merak ederler, giyecekleri kıyafete kadar annelerine sorular sorarlar. Küçükken bütün sınıf arkadaşlarını davet etmek isterler biraz büyüdükten sonra sadece kendi cinsiyetlerini ve biraz daha büyüdükçe daha seçici oldukları döneme girip sadece sevdikleri hoş vakit geçireceği arkadaşlarını çağırmak isterler.

Her şey güzel hoşta sizin onlara bir aktivite bulmak zorunda olduğunuz dönemde kendinize ne yapacağım diye sorduğunuz anlar olmuyor mu? Biraz farklı olsun hem eğlensinler hem de yararlı olsun diye düşünüyorsanız iste size bir fırsat.  YOGA yaptırmaya ne dersiniz.

Davet ettiğiniz çocukları daire oluşturacak şekilde durmalarını söyleyin.

Öncelikle bedenlerini ısıtmak gerekiyor, herkes birer kuş olsun ve kanatlarını yani kollarını nefes alırken yukarı kaldırsınlar nefes verirken aşağı indirsinler. Kanatlarını çırparak bulunduğunuz mekanın içinde daire şeklinde dönüp dursunlar. Ben bunu kontrol edemem diyorsanız çocukları aralıklarla daire şeklinde bağdaş kurarak oturtun ve aynı hareketi oturarak yaptırın nefesi belirtmeyi unutmayın. En önemlisi de uygun müziği çalın. Müzik bizi harkete geçiren en önemli etkenlerden biridir. Müzik hareketlendikçe bedenimizde hareketlenmek ister, müzik yavaşladıkça bedenimiz de yavaşlar. Hareketin ya da duruşun nasıl yapılmasını istiyorsanız ona göre bir müzik koymanızı tavsiye ederim.

Her çocuğa daire şeklinde kesilmiş birer kağıt verin ve gülen yüzler çizip boyasınlar. Sonra bu yüzleri önlerine koysunlar. Ağızları kapalı burunlarından nefes alıp sonra gülümseyerek ağızlarından nefes vererek kendileri de birer gülen yüz olsunlar.  

Kuş olup enerjilerini boşalttılar boyama yapıp nefeslerinin bilincine vardılar hadi yine enerji dolu hareket ve duruşlara geçelim.  Çocuklar dans etmeyi bedenlerini serbest bırakmayı çok severler. Canlı bir müzik koyun ve ayak farkındalık oyununa başlayın. Ayak parmak uçlarına basarak odanın içinde yürütün kollar beden dans etsin.  Birden komutu değiştirin ve sadece topuklarına basarak yürüsünler ve ummadıkları anda yine komutu değiştirin ayak dış kısımlarına basarak yürüsünler sonra iç kısma basarak yürüsünler en sonunda hepsini hızlı bir şekilde karışık söyleyerek birkaç tekrarla yaptırın. Bazen ileri bazen geri yürütün. İnanın çocukların çok eğlendiğini göreceksiniz. 

Bedenlerini yine yavaşlatalım ve hayalimizde yaş günü pastası hazırlayalım. Bunu yapabilmek için çocuklar bacaklarını genişçe açarak yere otursunlar. Bacaklarının arası hazırlığını yapacağımız pasta için geniş bir kase vazifesi görecek.  Pasta yapmak için bazı malzemelere ihtiyaç var eh onları almak için sıra ile yukarıdaki rafa uzanmamız gerekiyor. Nefes alırken kolları yukarı uzatıyoruz nefes verirken öne uzanıp malzemeyi çanağa koyuyoruz. Her malzemeyi raftan tek tek alıp çanağa yerleştirdiğimiz için hem nefes çalışması yapmış oluyoruz hem de uzanmış oluyoruz. Sonra elimizdeki hayali kaşıkla malzemeleri çevirmeye başlıyoruz. Çanak büyük olduğu için sağ ayağa doğru iyice uzanıyoruz sonra ortaya ve sol ayağa doğru uzanıp hafif geriye ve tekrar sağ tarafa. Bu şekilde çanaktaki pasta malzemesini iyicene karıştırıyoruz. Birkaç karıştırmadan sonra aynı şekilde tersten karıştırarak yani sol ayaktan başlayarak pastayı iyicene karıştırıyoruz. (Sağ ve sol taraf eşit sayıda dönülmeli) Fırına sokmak için bacakların ortasına eğliyoruz ve kolları kaldırarak düzleşiyoruz. Sonra yine bacakların ortasına eğilip pastayı fırından çıkarıyoruz ve soğuması için bir kenara koyuyoruz. 

Pasta bir kenarda beklerken biraz eğlenceye ne dersiniz?  cocukyogasiyogalin.com sitesindeki Oyunlar bölümündeki oyunlardan oynatabileceğiniz birkaç tane oyun seçerek çocuklara oynatabilirsiniz.

Eh artık dinlenmeye geçme vakti geldi tüm çocukları daire şeklinde yere yatırın. Bacaklarını düz bir şekilde havaya kaldırsınlar hayalimizde hazırladığımız pasta soğumuş ve mumları pastaya yerleştirip yakma vakti geldi.  Siz dairenin içinde sıra ile çocukların ayaklarına dokunarak bacaklarından oluşmuş mumları yakın. Grup halinde kocaman mumları yanmış bir pasta oluşturmuş olduk. Şimdide yaş günü çocuğunuz pastasının mumlarını söndürecek. Tek tek arkadaşlarının ayağını üfleyerek dairenin içinde dolaşma sırası onda. Her üflediği mum aşağı iner. (Bacaklar) Bu arada sevdiğiniz bir yaş günü şarkısı çalmayı unutmayın.  Bu aşamadan sonra yaş günü çocuğu da gruba katılır ve yere yatar, onlara mini bir hikaye anlatarak dinlenmelerini sağlayabilirsiniz.

 

 

Tags:

Beklenen DVD çıktı! Şimdi evde yoga zamanı...

by Administrator 21. Şubat 2010 11:56

Bu DVD, çocukların eğlenceli şekilde; güven ve gelişmelerini sağlayabilmek, aynı zamanda bedenlerini ve duygularını yoga ile tanımalarını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Çocuklara kolayca aktarabileceğiniz şekilde kurgulanan, akıcı anlatımları ile eğlendirirken eğiten bir kaynaktır.

* * *

Aylarca süren çalışmanın ardından nihayet içimize sinen ve büyük bir eksikliği dolduracağına inandığımız “Yogalin Çocuk Yogası DVD’si” yayında. Heyecanla ve tutkuyla hazırladığımız bu kaynak hem çocuklara hem de çocuklara yoga yaptırmak isteyen yetişkinlere yönelik.

 

Son derece uygun bir fiyatla satışa sunulan DVD’yi mail yazarak talep edebilirsiniz. Ayrıca YogaŞala Ankara’dan da temin etmeniz mümkün. Maillerinizi lütfen yogalin@cocukyogasiyogalin.com adresine yazın.

Tags: , ,

Powered by BlogEngine.NET 1.6.0.0 - Old School Theme by n3o Web Designers

Ayın Yogisi

İsim: Dilse Kaygısız

Okulu: Charles de Gaulle

Sevdiği Asanalar:
Denge duruşları
ilgi alanları:
Yoga, resim yapmak, köpeklerle oynamak

Sevdiği Renk: Yeşil

“Yoga sakinlik veriyor, dinlenme bölümündeki hikayelerle hayal gucumu calistirmayi cok seviyorum. hareketlerin vucudum icin gerekli olduguna inaniyorum. Ozellikle denge hareketlerini cok seviyorum, yoga oyunlari eglenceli.”

 

Olumlamamız

Kırıcı olmamak için ağzımdan çıkan kelimeleri önce düşünüyor sonra söylüyorum. “

''Bana yapılmasını istemediim şeyi ben de başkalarına yapmıyorum''

RecentPosts